Firmalar

Su seviyesi değişimi kıyı yapılarını yüzer çözümlere yöneltiyor

Baraj göllerinde ve iç sularda su seviyesinin yıl içinde metrelerce değişmesi, sabit ayaklı iskeleleri kullanılamaz hale getirebiliyor. Yüzer yapı üreticisi FCP Marine’de müdür Umut Yeşil, “Sabit yapı suyu bekler, yüzer yapı suyla birlikte hareket eder” dedi.

Türkiye’nin iç sularında, baraj göllerinde ve göletlerde su seviyesi yıl içinde mevsime, yağış rejimine ve sulama dönemine bağlı olarak önemli ölçüde değişiyor. Bu değişkenlik, kıyıda konumlanan iskele, rampa ve platform gibi yapıların kullanılabilirliğini doğrudan etkiliyor.

Sabit ayaklı yapılarda seviye düştüğünde yapı sudan uzakta kalıyor, seviye yükseldiğinde ise kullanım yüksekliği bozuluyor. Her iki durumda da tekne yanaşması, yük aktarımı ve yaya geçişi güvenli biçimde yapılamıyor. Kamu tesisleri, su sporları kulüpleri ve turizm işletmeleri açısından bu, sezonun bir bölümünün kaybedilmesi anlamına geliyor.

Sorunun yapının kendisiyle değil, suyla kurduğu ilişkiyle ilgili olduğuna dikkat çeken yüzer yapı üreticisi FCP Marine’de müdür Umut Yeşil, iç sularda talebin son yıllarda yüzer sistemlere kaydığını söyledi.

SABİT YAPI SUYU BEKLER, YÜZER YAPI SUYLA HAREKET EDER

Umut Yeşil şunları söyledi:

“Bir baraj gölünde su seviyesi yıl içinde ciddi biçimde iniyor ve çıkıyor. Sabit ayaklı bir iskele bu değişimi tolere edemez. Seviye düştüğünde iskelenin ucu karada kalır, yükseldiğinde güverte suyun altında kalabilir. Yüzer sistemde yapı suyun üzerinde durduğu için seviye ne olursa olsun aynı yükseklikte kalır. Kullanıcı açısından fark şu: sabit yapıda yılın belirli aylarında iskele işlevsizdir, yüzer yapıda değildir.”

Yüzer sistemlerde asıl mühendislik konusunun demirleme olduğunu belirten Umut Yeşil, yapının yüzmesi kadar yerinde kalmasının da hesaplanması gerektiğini ifade etti.

ASIL MESELE YÜZMEK DEĞİL, YERİNDE KALMAK

Umut Yeşil şu değerlendirmede bulundu:

“Bir yapıyı yüzdürmek işin görünen kısmı. Zor olan, o yapının seviye değişirken, rüzgar eserken ve üzerinde yük varken konumunu koruması. Bunun için çapa, beton tonoz, kazık ve konnektör gibi elemanları projeye özel hesaplıyoruz. Göl tabanının yapısı, seviye farkının kaç metre olduğu, hakim rüzgar yönü ve yapının üzerinde ne taşınacağı bu hesabı değiştiriyor. Aynı yapıyı iki farklı göle aynı demirleme çözümüyle koyamazsınız.”

FCP Marine, 2018 yılından bu yana beton, çelik ve alüminyum esaslı yüzer yapı sistemleri üretiyor; iç sularda ve korunaklı alanlarda kullanılan alüminyum hattı ile ticari projelerde tercih edilen beton hattı ürün gruplarının başında geliyor.

İÇ SULARDA TALEP YENİ BAŞLIYOR

Umut Yeşil sözlerini şöyle sonlandırdı:

“Yüzer yapı denilince Türkiye’de uzun süre yalnızca deniz akla geldi. Oysa baraj gölleri, göletler ve sulama yapıları ciddi bir kullanım alanı. Su sporları tesisi, gözlem platformu, yürüme yolu, hatta enerji uygulamaları bu alanlarda karşımıza çıkmaya başladı. Önümüzdeki yıllarda iç sulardaki yüzer yapı talebinin denizdekine yaklaşacağını düşünüyoruz. Hedefimiz, bu alanda projeye özel mühendislikle çalışan bir üretici olmayı sürdürmek.”


FCP Marine, 2018 yılından bu yana yüzer iskele ve yüzen yapı sistemleri tasarlayıp üretiyor. Beton, çelik ve alüminyum esaslı dört ürün hattının yanı sıra çapa, beton tonoz, kazık, geçiş köprüsü ve usturmaça gibi bağlama ve demirleme donanımlarını da üretiyor. Üretim tesisi Adana’da bulunuyor. fcpmarine.net

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu